on off - Türkçe İngilizce Sözlük

on off

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"on off" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
on off f. açma kapama

"on off" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
on off button i. açma-kapama düğmesi
on-off mechanism i. açma kapama mekanizması
roll-on roll-off i. ro-ro
rub off on f. (huyunu) almak
fob off on f. yutturmak
palm something off on someone f. birine bir şeyi hile ile kabul ettirmek
fob something off on somebody f. kakalamak
palm off on f. yamamak
rub off on f. (huy) geçmek
rub off on f. (huy) çekmek
fob off something on somebody f. hile ile satmak
fob off something on somebody f. yutturmak
(a bulb) flash on and off f. yanıp sönmek (lamba)
set off on a quest f. arayış içine girmek
set off on a quest f. arayışına girmek
set off on a quest f. arayışı içerisine girmek
set off on a quest f. arayışı içine girmek
set off (on a journey) f. yola çıkmak
see (someone) off (on a journey) f. yola çıkarmak
set off (on a journey) f. yola düşmek
set off (on a journey) f. yola gitmek
set off (on a journey) f. yola düzülmek
set off (on a journey) f. yola koyulmak
set off (on a journey) f. yola revan olmak
be sent off on an eternal journey f. son yolculuğuna uğurlanmak
act on a tip-off f. bir ihbarı değerlendirmek
set off on f. yolculuğa başlamak
rub off on f. yansımak
rub off on f. aksetmek
rub off on f. bulaşmak
rub off on f. geçmek
shut/turn off the power on the electrical panel f. elektrik şalterini kapatmak/indirmek
switch the main breaker off ( on the electrical panel) f. elektrik şalterini kapatmak/indirmek
on-again, off-again [us] s. bir karar verip bir vazgeçen
on-again, off-again [us] s. düzensiz aralıklarla kesilip devam eden
on-again, off-again s. açılıp kapanıp duran
on-again, off-again s. bir yürürlüğe konup bir kalkan
on-again, off-again s. bir bitip bir başlayan
on-again, off-again [us] s. kararsız
on-off s. kesikli
on-off s. süreksiz
on-off s. (ilişki) inişli çıkışlı
on-off s. kesintili
on-off s. sürekli ayrılıp barışmalı
on-off s. açma-kapama
on-off s. açık-kapalı
on-off s. aralıklı
off and on zf. kesintili olarak
on again and off again zf. düzensiz aralıklarla kesilen ve devam eden
off and on zf. ara sıra
on and off zf. ara sıra
on and off zf. kesintili olarak
on and off zf. kesintili
off and on zf. zaman zaman
off and on zf. kesintili
off and on zf. arada sırada
off-and-on zf. bazen
off-and-on zf. ara ara
Öbek Fiiller
lay it off on someone f. suçu birinin üzerine atmak
pawn something off on someone as something f. birine bir şeyi (olarak) kakalamak/yutturmak
pass something off on someone as something f. birine bir şeyi (olarak) kakalamak/yutturmak
palm something off on someone as something f. birine bir şeyi (olarak) kakalamak/yutturmak
rub off on someone f. üzerine bulaşmak
sign off on something f. (imzalayarak) onay vermek/onaylamak
slack off on something f. serbest bırakmak/gevşetmek
get off on f. bir şeyden heyecan duymak veya cinsel açıdan tahrik olmak
rub off on f. aktarılmak
go off on f. birini azarlamak
go off on f. uzun uzun konuşmak/anlatmak
go off on f. sazı eline almak
go off on f. birini haşlamak
go off on f. bir anda birine çok sinirlenmek
go off on f. birine patlamak
go off on f. birini paylamak
go off on f. uzun uzadıya anlatmak
go off on f. birine fırça atmak
push off on f. -e kakalamak
push off on f. '-e ittirmek
push off on f. üstüne atmak
push off on f. üstüne yıkmak
set off on (something) f. (bir şey) hakkında uzun ve sıkıcı bir konuşma yapmak/hikaye anlatmak
set off on (something) f. yola koyulmak
set off on (something) f. (bir şey) yüklemek
set off on (something) f. (bir şeyi) üstlenmek
set off on (something) f. yola düşmek
set off on (something) f. (bir şeyi) başlatmak
set off on (something) f. yola çıkmak
set off on (something) f. (bir şey) hakkında uzun ve sıkıcı bir konuşma yapmak/hikaye anlatmak
set off on (something) f. (bir şey) hakkında kabak tadı veren bir konuşma yapmak/hikaye anlatmak
set off on (something) f. (bir şey) hakkında kabak tadı veren bir konuşma yapmasına/hikaye anlatmasına neden olmak
set off on (something) f. (bir şeye) başlatmak
set off on (something) f. (bir şeyin) sorumluluğunu vermek
push (oneself) off (on something) f. avara etmek
push (oneself) off (on something) f. kıyıdan açılmak
push (oneself) off (on something) f. kıyıdan uzaklaştırmak
beg off (on something) f. (bir şeyden) affını istemek/rica etmek
beg off (on something) f. (bir şeyden) iznini istemek/rica etmek
beg off (on something) f. (bir şeyi) geri çevirmek
buy off on (something) f. (bir şeye) onay vermek
buy off on (something) f. (bir şeye) razı olmak
buy off on (something) f. (bir şeyi) imzalayarak onaylamak
ease off on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) rahat bırakmak
ease off on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine varmaktan vazgeçmek
ease off on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) salmak/bırakmak
ease off on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak
fob someone or something off (on or onto someone) f. birini/bir şeyi (birine) kakalamak
foist off on f. '-e kakalamak
fob (someone or something) off on (someone) f. (birini/bir şeyi birine) yamamak
fob (something) off on (someone) f. (bir şeyi birine) kakalamak
foist someone or something off (on someone or something) f. birini/bir şeyi (birine/bir şeye) yamamak
fob someone or something off (on or onto someone) f. birini/bir şeyi (birinin) üstüne atıp başından savmak
fob (someone or something) off on (someone) f. (birini/bir şeyi birinin) üstüne atıp başından savmak
foist someone or something off (on someone or something) f. birini/bir şeyi (birinin/bir şeyin) başına yıkmak
fob someone or something off (on or onto someone) f. birini/bir şeyi (birinin) üstüne atmak
fob (someone or something) off on (someone) f. (birini/bir şeyi birine) kakalamak
fob (someone or something) off on (someone) f. (birini/bir şeyi birinin) başına yıkmak
foist off on f. '-e yamamak
fob (something) off on (someone) f. (bir şeyi birine) yutturmak
foist someone or something off (on someone or something) f. birini/bir şeyi (birine/bir şeye) kakalamak
fob (something) off on (someone) f. (bir şeyi birine) itelemek
foist off on f. -in başına yıkmak
foist off on f. '-in üstüne atıp başından savmak
force (someone or something) off on (someone ) f. (birini/bir şeyi birine) yıkmak
force (someone or something) off on (someone ) f. (birini/bir şeyi birine) yamamak
get off on (something) f. (bir şeyden) beraat ettirmek
get off on (something) f. (bir şeye) iyi/olumlu bir giriş/başlangıç yapmak
get off on (something) f. (bir şeyden) beraat etmek
get off on (something) f. (bir şeyden) aklamak
get off on (something) f. (bir şeyden) aklanmak
get off on (something) f. (bir şeyden) suçsuzluğunu ispat etmek
get off on (something) f. (bir şeye) iyi/olumlu bir giriş/başlangıç yaptırmak
get off on (something) f. (bir şeyden) suçsuz bulunmak
go off on (something) f. (bir konuda) hararetli bir şekilde konuşmak
go off on (something) f. (bir şeyi) uzun uzadıya anlatmak
go off on (something) f. (bir konuda) sazı eline almak
go off on (something) f. (bir konuda) uzun uzun konuşmak/anlatmak
hold off (on someone or something) f. (birini/bir şeyi) ertelemek
hold off (on someone or something) f. (birini/bir şeyi) sonraya bırakmak
hold off (on someone or something) f. (birini/bir şeyi) bekletmek
let off on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak
let off on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) salmak/bırakmak
palm someone/something off (on someone) f. birini/bir şeyi (birine) hile ile kabul ettirmek
palm (something) off (on one) (as something else) f. (birine bir şeyi başka bir şey olarak) kakalamak/yutturmak
palm someone/something off (on someone) f. birini/bir şeyi (birine) kakalamak
pass (someone or something) off on (someone) f. (birini/bir şeyi başka bir şey) olarak kakalamaya çalışmak
pawn (something) off (on one) (as something else) f. (birine bir şeyi başka bir şey olarak) kakalamak/yutturmak
pass (someone or something) off on (someone) f. (birini/bir şeyi bir şey) gibi/olarak yutturmaya çalışmak
tip off on (something) f. (bir şey) hakkında tüyo vermek
tip off on (something) f. (bir sırrı) vermek/söylemek
tip off on (something) f. (bir şey) hakkında uyarmak